Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen Uluslararası Profesyonellik Standartları

Konusunda UIA Mutabakat Metni'nin Politikalarına İlişkin Öneri Kılavuzları

KAYIT/TESCİL VE RUHSAT İŞLEMLERİ

5 Eylül 1997

4 Mart 1998, revizyon

17 Nisan 1998, revizyon

10-12 Aralık 1998, revizyon,

Haziran 1999, kabul

Mutabakat Metni Politikası


UIA, bütün ülkelerde mimarların işlevlerinin kayıt/tescil/ruhsat uygulaması içine alınmasını

desteklemektedir. Kamu yararı açısından, bu tür kayıt/tescil/ruhsat uygulamalarının usulleri

yasal düzenlemelerle belirlenmelidir.


Giriş

Kayıt/Tescil/Ruhsat

Kayıt/tescil/ruhsat işlemi, bir bireyin bağımsız mimar olarak mesleği uygulamaya yeterli

kişisel birikime sahip olduğunun resmi olarak ve yasal açıdan tanınmasıdır ve beraberinde,

istenilen niteliklere sahip olmayanların belirli işlevleri yerine getirmesini önleyen yasal

düzenlemelerle de bağıntılıdır. Yüksek nitelikli, sürdürülebilir bir yapılı çevrenin toplum

yararına olduğu gerçeği ve inşaat sektöründen kaynaklanan tehlikelerin ve olumsuz

sonuçların varlığı dikkate alındığında, toplumu yeterince koruyabilmek için, mimarlık

hizmetlerinin uygun niteliklere sahip meslek adamları tarafından yerine getirilmesi önem

taşımaktadır.

Kayıt/tescil/ruhsat işlemleri, toplum yararını güvence altına alan ve eğitim, deneyim ve sınav

konularında getirilmiş asgari yetkinlik standartlarını temel alır. Meslekler itibariyle getirilen

tescil düzenlemesi, yurttaşların sağlık, güvenlik ve esenliği için devletin özünde bulunan bir

denetim erkinin kullanılmasıdır. Genellikle bir meslek alanında tescil uygulamasının

gerekliliği şu beş kritere dayandırılır:

1) Mesleğin herhangi bir düzenleme olmaksızın uygulanması tüketicilerin yaşamı, sağlığı,

güvenliği veya ekonomik refahı açısından ciddi riskler oluşturuyorsa ve bu risk potansiyeli

tanımlanabilir nitelikte olup büyük olasılıkla gerçekleşecekse,

2) Meslek pratiği üst düzeyde yetenek, bilgi ve eğitim gerektiriyorsa,

3) Uygulamacının işlev ve sorumlulukları, bağımsız karar vermeyi gerektiriyorsa ve meslek

topluluğunun üyeleri mesleklerini bağımsız olarak uyguluyorlarsa,

4) Mesleği uygulama alanının kapsamı diğer tescilli veya tescilsiz mesleklerden

ayırdedilebiliyorsa,

5) Söz konusu meslek topluluğuna getirilecek düzenlemenin, toplum üzerindeki ekonomik ve

kültürel etkileri savunulabilir nitelikteyse.

Mimarlık meslek pratiği bu klasik kriterlere uymaktadır.

Meslek Pratiğinin Düzenlenmesi ve Ünvan Tescili

"Meslek pratiğinin düzenlenmesi", ya da diğer bir deyişle, bir meslek pratiğine yasal

düzenleme getirilmesi, bu meslekle ilgili hizmetlerin sadece öğrenim, eğitim görmüş, sınav

vermiş olmak gibi belirli yasal kriterleri karşılayan kişilerce verilebileceği anlamına gelir.

Geleneksel olarak meslek pratiğinin düzenlenmesi veya tescil sistemi, - devlet ve tüketicilere

bir maliyeti olması ve mesleğe girişi sınırlandırması nedeniyle- sadece böyle bir düzenleme

olmaması durumunda toplum sağlığı, güvenliği ve refahı açısından ciddi tehlikelerin söz

konusu olabileceği meslekler için uygun görülmektedir. Bir mesleğin meslek pratiğine

getirilecek düzenlemelerle denetlenmesinin gerekip gerekmediğine karar verirken çoğu

devlet aşağıda belirtilenleri de içeren bir dizi kriter kullanmaktadır:

• Toplum, yasal bir düzenlemenin olmayışından zarar görmekte midir ve bu zararlar

belgelendirilebilir mi?

• Devletçe getirilecek düzenlemelerin alternatifi var mıdır?

• Toplum bu bağlamda mevcut yasa, yönetmelik ve standartlarla korunabilmekte midir

ve mevcut mevzuatın güçlendirilmesi sorunu çözebilecek midir?

• Mesleğe getirilecek düzenlemenin devlet ve toplum açısından maliyeti nedir ve

böylesi bir düzenlemede toplum yararı var mıdır?

"Ünvan Tescili"nde, kişilerin gene belirli yeterlilik kriterlerine sahip olması aranmakta, ancak

sadece ünvanın kullanılması denetlenmektedir. Bu durumda, tescil edilen ünvana sahip

olmayan kişiler de söz konusu hizmeti yerine getirmeye devam edebilmektedir. Ünvan tescili

kişilere sadece yasal olarak korunan bir ünvanı kullanma hakkını vermelidir. Ünvan

konusunda çıkarılan bir yasa, söz konusu meslek grubunun meslek pratiğinin kapsamını

etkilememeli ya da bir hizmeti yapmaya o zamana kadar yasal yetkisi olmayan kişilerin bu

işleri yapmasına olanak vermemelidir. (NOT: Çoğu ülkede ünvan tescili, "ruhsat" işlemi

olarak adlandırılmaktadır. "Tescil" deyimi ise çok kez devletçe getirilen düzenlemelerin

tümünü kapsayan genel bir terim olarak kullanılmaktaysa da, çoğu ülkede meslek pratiğinin

düzenlenmesi anlamına gelmektedir.)

Ünvan tescili ile toplumun, belirli bir hizmeti sunan veya sağlayan yetişmiş kalifiye

uygulayıcılar ile yeterli eğitimi almamış niteliksiz unsurları ayırdedebilmesine yarayan bir araç

amaçlanmaktadır. Ünvan tescili, istenilen niteliklere sahip olmayanların da bu hizmeti

sunmasını engellemez, sadece bu kişilerin yeterliliklerini yargılamaya yarayan bir ölçü getirir.

Ünvan tescilinin toplumun ciddi bir tehlike ile karşılaşmasının söz konusu olmadığı, ancak

tüketicilerin kendilerine hizmet sunanların niteliklerini karıştırabilecekleri, bu konuda yanılgıya

düşebilecekleri durumlar için uygun olduğu düşünülmektedir.

Ünvan tescili, hizmetlerden yararlanan tüketicilerin ve toplumun, yetişmiş nitelikli kişilerle,

niteliksizleri, devlete ve tüketicilere asgari maliyetle ayırdedebilmesini olanaklı kılma amacına

yöneliktir. Ünvan tescili uygulamasında, kayıt koşullarını yerine getiremiyen kişiler,

geçimlerini sağladıkları işlerden yoksun bırakılmamış olur. Bu kişiler hizmet sunmaya devam

ederler, ancak sadece yasal koruma altındaki bir ünvanı kullanmaları engellenmektedir.

Önerilen Yasal Çerçeve

Uluslararası Mimarlar Birliği, mimarlık mesleğine düzenleme getiren yasa ve yönetmeliklerin,

mesleğin uygulanması alanındaki düzenlemeleri esas almasını önermektedir. Aşağıda

getirilen tavsiye ve öneriler, bu yaklaşımı yansıtmakta ve bir devletin kendi sınırları ötesine

taşan sorunlu alanların çok azına yönelik hükümler getirmektedir. Metni kısa tutabilmek için,

bu kılavuzda "kayıt/tescil/ruhsat" işlemleri kısaca "kayıt" olarak geçmektedir. Dikkat edilecek

diğer bir husus da, ulusal veya uluslararası idari bölgeler arasında yürürlüğe konulacak

herhangi bir "karşılıklı tanıma" anlaşması konusunda UIA tarafından benimsenen görüş,

sadece tescilli mimarların (gerek meslek pratiği, gerekse ünvan tescili belirlenmiş mimarların)

tanınması yönündedir.

UIA üye kesimlerinin temsil ettiği her ülkenin yasaları, dili, düzenlenişi ve getirdiği hükümler

açısından söz konusu ülkenin kendine özgü politik ve kültürel özeliklerini yansıttığı için,

burada, bir yasa metni taslağı değil, yol gösterici bir kılavuz önerisi getirilmektedir.

Uluslararası düzeyde tam bir yasa metninin önerilmesi, hiç kuşkusuz uyumsuzluk ve

belirsizlik yaratırdı.

1. Tanım

1.1 Mimarlık Meslek Pratiği: Tescil işlemlerini düzenleyecek yasal belgeler bağlamında

mimarlık pratiğinin tanımı, UIA tarafından kabul edilen Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen

Uluslararası Profesyonellik Standartları Konusunda UIA Mutabakat Metni'ndeki tanım

olmalıdır:

“Mimarlık meslek pratiği, kent planlaması ve yapı veya yapı gruplarının tasarlanması, inşaası,

genişletilmesi, korunması, restorasyonu ve tadilatları için gereken mesleki hizmetlerin

sunulmasını içermektedir. Bu mesleki hizmetler, planlama, ve arazi kullanımı planlaması,

kentsel tasarım; avan projelerin, tasarımların, çizimlerin, maketlerin, şartnamelerin ve teknik

belgelerin temini, başkaları tarafından (danışman mühendisler, kent plancıları, peysaj

mimarları ve diğer uzman danışmanlar) uygun şekilde ve herhangi bir sınır konmadan

hazırlanan teknik çalışmalar arasında eşgüdümün sağlanması, yapı ekonomisi, sözleşme

yönetimi, inşaatın izlenmesi (bazı ülkelerde "kontrolluk" olarak tanımlanmaktadır) ve proje

yönetimini içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir.”

Mimarlık pratiğine ilişkin bu tanım, mimarların olağan olarak yerine getirdikleri, özel olarak

yetiştirildikleri ve mesleki yeterliliklerini kanıtlamaları istenilen bir alandaki yaygın ve değişik

hizmetleri kapsar. Öğrenim, eğitimve yeterlilik konusundaki standartların daha dar tutulduğu

yasal mevzuatın geçerli olduğu bazı ülkelerde, UIA Mutabakat Metnindeki tanımın bu

daraltılmış standartları yansıtacak şekilde değiştirilmesi gerekebilir.

Tescil yaptırmayan veya tescil mevzuatı ile mesleği uygulamasına izin verilmemiş hiçbir

kişinin, mimarlık meslek pratiği içinde yer almasına izin verilmemelidir. Hiçbir kişinin,

mimarlık mesleğini uygulamak üzere tescil işlemi yaptırmadan, "mimar" ünvanını

kullanmasına veya kendini topluma "mimar" olarak tanıtmasına izin verilmemelidir.

Bazı durumlarda, resmi mevzuat tasarımla ilişkili değişik gruplardan meslek adamlarının,

kendi mesleklerini uygularken zaman zaman mimarlık uygulamasına da karışmaları

durumunu mevzuatın hükümleri dışında bırakılabilmektedir. Bu tür kapsam dışı bırakmaların,

yasal geçerliliği olan diğer tasarım etkinlikleri ile mimarlık meslek pratiği arasındaki sınırları

belirlemeye yarayacak şekilde dikkatlice düşünülmesi önemlidir.

Çoğu yerde inşaat mühendisliğine ilişkin kayıt/tescil mevzuatı, mühendislerin bir çok proje

türü ile birlikte bina tasarımı yapmalarına da izin vermektedir. Mimarlık mesleği ise genellikle

yasalarla, sadece "insanlar tarafından iskan edilen" bina ve yardımcı tesislerin tasarımı ile

sınırlandırılmaktadır. UIA, mimarlık mesleğini düzenleyen mevzuatın, meslek pratiğinin

kapsamını gereksiz yere daraltmamasını ve mimarların, meslek pratikleri aracılığı ile

gerçekleştirdikleri mimari tasarımlarla bir toplumun kültürel ve estetik değerlerinin köklerini

ifade ettikleri gerçeğini kabul etmesini savunmaktadır.

2 - Kayıt İşlemlerini Yapanlara İlişkin Düzenleme

2.1 Yetkilendirme: Mimarların mesleki davranışlarını düzenleyen kuralları belirleyecek olan

bir mimarlık kayıt/tescil kuruluşunun bu alanda yetkili kılınması kesinlikle yasa yolu ile

yapılmalıdır. Meslekte uygun olmayan davranışlardan dolayı kayıt/tescilin kaldırılması veya

askıya alınması yetkisi ile birlikte kural koyma yetkisinin tanınması, yasal düzenlemede neyin

uygunsuz davranış olacağına ilişkin daha ayrıntılı tanımını gerektirir.

2.2 Davranış Kuralları: Mevzuat, mimarlık kayıt/tescil kuruluşuna, düzenleyici işlevinin bir

parçası olarak, tescilli mimarların uygulamada tabi olacakları davranış kurallarını belirleme

yetkisini de vermelidir. Mevzuatta bu türden kuralların kapsam ve içeriği de yer almalıdır.

Mevzuat ayrıca, mimarlık kayıt/tescil kuruluşu tarafından belirlenen davranış kurallarının ihlal

edilmesinin, tescilin kaldırılması veya askıya alınması veya ceza uygulamasını gerektiren

durumlardan biri olduğunu da hükme bağlamalıdır.

3- Tescil İçin Gerekli Nitelikler

Tescil için getirilecek yeterlik kriterleri nesnel ve saydam olmalıdır. Tescil mevzuatında;

"Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen Uluslararası Profesyonellik Standartları Konusunda UIA

Mutabakat Metni"nde yer alan, mimarda aranacak temel koşullar, eğitim,

akreditasyon/onay/tanıma, mesleki deneyim/yetişme/staj ve mesleki bilgi ve becerilerin

kanıtlanması/sınanmasına ilişkin politikaların ve bu konulardaki kılavuzların uygun bir şekilde

yansıtılmasına dikkat edilmelidir. Mevzuatta, mesleğe giriş için vatandaşlık veya ikamet

koşullarının bulunması uygun değildir.

3.1 Mezuniyet/Diploma: Tescil için başvuracaklarda, akredite edilmiş bir mimarlık diploması

almış olmaları koşulu aranmalıdır. UIA, mimarlık eğitiminde asgari kriter olarak UIA/UNESCO

Mimarlık Eğitimi Şartının esas alınmasını tavsiye etmektedir.

3.2 Staj: UIA, kayıt için başvuran bir kişinin Mutabakat Metni Politikasında öngörülen mesleği

uygulama sürecinden geçmiş olmasını tavsiye etmektedir

3.3 Sınav: Tescil edilebilmeleri için, başvuranlarda, kayıt/tescil kuruluşu tarafından mevzuata

uygun olarak kararlaştırılmış konu ve değerlendirme esaslarını temel alan sınavlardan

geçmiş olmak koşulu aranmalıdır.

3.4 Kişisel Mülakat: Kayıt/tescil kuruluşu, tescil için başvuranlarla kişisel mülakat yapmayı

talep edebilir.

3.5 Ahlaki Karakter: Eğer devletçe, kayıt/tescil kuruluşuna bir adayı "ahlaki

karakter"açısından uygun bulmayarak reddetme yetkisi verilmek isteniyorsa, mevzuat

sadece adayın geçmişi ile ilgili olarak yapılacak böyle bir soruşturma için geçerli olacak

konuları açıkça belirtmelidir. Bu konular aşağıda belirtilenler olabilir:

• Ağır cezayı gerektiren bir suçtan hüküm giymiş olmak;

• Başvuru sırasında yalan ya da yanıltıcı beyanda bulunmak;

• Meslek pratiğine ilişkin mevzuat gereği kayıt/tescil işlemine tabi olanların uymaları

istenen kurallara aykırı davranmış olmak;

• Bölgesinde geçerli kayıt/tescil yasasına aykırı bir şekilde, kayıt olmaksızın mesleği

uygulamış olmak.

Eğer başvuranların geçmişinde yukarıda belirtilen fiiller varsa, ancak bu konularda

kendisinde olumlu bir değişiklik görülüyorsa, kayıt/tescil kuruluşuna, bu değişiklikleri dikkate

alarak kayıt yapma izni verilmelidir.

4. Karşılıklılık İşlemleri

Mevzuat tescil için başvuran yabancıların kaydı için, Bölüm 3'de belirtilen "Tescil İçin Gerekli

Nitelikler" ile yasa ve yönetmeliklerde karşılıklılık konusundaki mevcut olabilecek diğer

hükümlere ek düzenlemeler getirmelidir.

4.1 Mesleği Uygulamak İsteyen Yabancıların Başvurusu: Belirli bir yasal mevzuatın geçerli

olduğu bir bölgede mesleği uygulamak üzere başvuran bir yabancı eğer;

• Bu bölgede geçerli mevzuat kapsamında karşılıklılık anlaşması ile tanınmış yetkili bir

kayıt/tescil kuruluşunca verilmiş güncel ve geçerli bir tescil belgesine sahipse,

• Mevzuatta tanımlanan usullere uygun olarak, kayıt/tescil kuruluşunca istenilen

bilgileri içeren bir başvuru dosyası vermişse, tescili yapılmalıdır.

4.2 İş Almak Amacındaki Yabancıların Başvurusu: Kayıtlı olmadığı bir bölgede iş almak

üzere ilişkilerde bulunacak yabancılara, başlangıçta kayıtları yapılmaksızın mimarlık

hizmetlerine ilişkin teklifler verebilmelerini sağlamak üzere, şu koşulları yerine getirmeleri

kaydıyla izin verilmelidir:

Bu bölgede geçerli mevzuat kapsamında karşılıklılık anlaşması ile tanınmış yetkili bir

kayıt/tescil kuruluşunca verilmiş güncel ve geçerli bir tescil belgesine sahipse, kayıt/tescil

kuruluşuna;

a) Karşılıklılık anlaşması ile tanınmış yetkili bir kayıt/tescil kuruluşunca verilmiş güncel ve

geçerli bir tescil belgesine sahip olduğunu, ancak halen bu bölgede kayıtlı bulunmadığını ve

bölgede mimarlık hizmetleri için teklif vermek üzere ilişkilerde bulunacağını

b) Mimarlık hizmetleri için teklif vereceği her potansiyel işverene, (a) bölünde sözü edilen

bildirimin bir örneğini vereceğini, ve

c) Bölgede herhangi bir mimarlık hizmeti üstlendiğinde derhal kayıt/tescil için başvuracağını,

yazılı olarak bildirmelidir.

Bu şekilde başvuruda bulunanların, tescil işlemleri yapılıncaya kadar mimarlık hizmeti

vermeleri yasaklanmalıdır.

4.3 Tasarım Yarışmaları: Kayıtlı olmadığı bir bölgede bir mimari tasarım yarışmasına

katılarak iş almak isteyen kişilerin yarışmaya katılmalarına ancak aşağıdaki koşulları yerine

getirmeleri kaydıyla izin verilmelidir:

• Bu bölgede geçerli mevzuat kapsamında karşılıklılık anlaşması ile tanınmış yetkili bir

kayıt/tescil kuruluşunca verilmiş güncel ve geçerli bir tescil belgesine sahip olmak;

• Yarışmanın yapıldığı bölgedeki yetkililere yazılı olarak, bu bölgede geçerli mevzuat

kapsamında karşılıklılık anlaşması ile tanınmış yetkili bir kayıt/tescil kuruluşunca

verilmiş güncel ve geçerli bir tescil belgesine sahip olduğunu bildirmek;

• Yarışma sonucunda işi aldığı takdirde, derhal kayıt/tescil için bölge yetkili kuruluşuna

başvurmayı kabul etmek.

5. Meslek Pratiğinin Şekilleri

Mimarlık hizmetlerinin şirket kuruluşları tarafından sağlanması durumunda, bu kuruluşların

mimarların etkin kontrolu altında bulunmaları şart koşulmalı ve mimarlardan bireysel olarak

talep edilen hizmet, iş ve davranış standartlarına aynen uymaları ve bu standartları

sürdürmeleri istenmelidir.

UIA Meslek Pratiği Komitesinin anketine yanıt veren üye kesimlerin çoğu, kendi ülkelerinde

mesleğin ortaklıklar ve geleneksel sermaye şirketleri şeklinde uygulanmasına devletçe izin

verildiğini belirtmişlerdir. Şirket veya daha yeni bir uygulama olan sınırlı-sorumlu şirketler

şeklinde gerçekleştirilen meslek pratiğine getirilen kısıtlamalar çoğu durumda ağır ve zor

hükümler içermektedir. Bu kısıtlamaların çok çeşitli oluşu, uluslararası düzeyde mesleğin

şirketler aracılığı ile uygulanmasına olanak sağlayan, ancak aynı zamanda da kamuoyuna

sunulan mimarlık hizmetlerinin dürüstlüğü konusunda güvence veren makul bir kılavuza

ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

5.1 Kuruluş Yapısı : UIA kılavuzları, aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi koşulu ile,

mevzuatta ortaklıkların (kayıtlı bir sınırlı sorumlu ortaklık dahil olmak üzere), sınırlı- sorumlu

şirketler veya anonim şirketlerin mimarlık pratiği yapmasına olanak verilmesini tavsiye

etmektedir:

• Ortaklıkta esas ortakların üçte ikisi; limited şirkette veya anonim şirkette yöneticilerin

üçte ikisi her hangi bir ülkenin yasalarına göre mimarlık mesleğini uygulamak üzere

tescil edilmişse;

• Sorumluluğu altında mimarlık hizmeti verilecek kişinin bizzat kendisi, bir ortaklıkta

ortak, limited veya anonim şirkette üst düzey yönetici konumundaysa ve mesleği

uygulamak üzere o bölgede tescili varsa.

Mevzuat, kayıt/tescil kuruluşuna, ülkede mimarlık mesleğini uygulayan ortaklık, limited şirket

veya anonim şirketlerden; bu şirketlerin yetkilileri, yöneticileri, müdürleri, hisse sahipleri

hakkında ve kuruluşça belirlenecek diğer konularda bilgi isteme yetkisini vermelidir.

5.2 Firma Adı: Tüm koşullar bağlamında bir ülkede ya da bölgede mimarlık mesleğini

uygulama yetkisine sahip olan bir firmanın; kayıt/tescil kuruluşunun firmanın yöneticileri,

müdürleri ya da ortakları hakkında talep ettiği bilgileri sağlamak koşulu ile; eğer anonim

şirketse bütün müdürlerinin; eğer sınırlı sorumlu şirketse bütün yöneticilerinin; eğer ortaklıksa

bütün ortaklarının adlarını içermeyen bir firma adı altında, o ülke ya da bölgede mesleki

faaliyette bulunmasına izin verilmelidir..

6. Mimarın Bir Projenin İnşaat Aşamasında Görevlendirilmesi

Düzenli şantiye ziyaretleri, uygulama-imalat paftalarının incelenmesi, yasal mevzuata ilişkin

ihlallerin veya sözleşme belgelerinden farklı uygulamaların izlenerek işverene bildirilmesi

dahil olmak üzere, inşaat yönetimi hizmetleri, mimarın kamu sağlığını, güvenliğini ve refahını

güvence altına alan, önemli bir sorumluluk alanını oluşturur. Aşağıda tanımlanan yol gösterici

çerçevenin amacı, inşaat hizmetlerinden asgari bir bölümünün projenin müellifi olan mimar

tarafından sağlanmasını garanti altına almaktır:

6.1 Ana amacı itibariyle insanlar tarafından kullanılacak veya iskan edilecek bir projenin

inşaatını yaptırmakta olan bir işveren; en azından düzenli şantiye ziyaretleri, uygulamaimalat

paftalarının incelenmesi ve yasal mevzuat ile sözleşme belgelerine aykırı

uygulamaların işverene bildirilmesi dahil olmak üzere, asgari inşaat yönetimi hizmetlerini

yerine getirecek bir mimar istihdam etmediği sürece, bu mimarlık hizmetlerini kendisi

üstlenmiş sayılacaktır.

6.2 Eğer projenin tasarımını yapan bir mimar, yukarıdaki paragrafta tanımlanan inşaat

yönetimi hizmetlerini vermiyorsa, bunu bölgedeki kayıt/tescil kuruluşuna ve inşaatla ilgili

resmi makamlara bildirmek yükümlülüğündedir.

6.3 Bir kayıt bölgesindeki yetkili kuruluş, belirli bir projede veya belirli bir proje kategorisinde,

bir mimar tarafından Paragraf 6.1 de tanımlanan hizmetlerin verilmesine gerek olmaksızın

toplumun yeterince korunduğu kanısına varırsa, bu zorunluluğu kaldırabilir.

7. Mimarlık Yapan Tescilsiz Kişilere İlişkin Düzenleme

Mimarlık mesleğinin kayıt/tescil işleminden geçmemiş kişilerce uygulanması, toplumun

sağlığı, güvenliği ve refahı için tehlike teşkil eder. Aşağıdaki çerçeve, mevzuatın

uygulanması için bir temel ve araç oluşturmaktadır:

7.1 Her ne kadar tescili yapılmamış kişilerin mimarlık kayıt/tescil mevzuatına aykırı

davranışlarının suç sayılması gerekse de, kayıt/tescil kuruluşunun, savunma aldıktan sonra,

belirli bir sınıra kadar ceza verme ve mesleği kayıt/tescilsiz uygulayanlar ile onlara yardımcı

olan ve onları bu suça teşvik edenlerin kovuşturulması için yasal talepte bulunma yetkisi

olmalıdır. Savcılık ve diğer yerel yasal mercilerin yanısıra, kayıt/tescil kuruluşu da meslek

uygulamasındaki kayıt/tescil dışı kişilere, onlara yardımcı olanlara, onları bu suça teşvik

edenlere ihtar/ceza verme ve verdiği cezaların infazı konusunda yetkilendirilmiş olmalıdır.

7.2 Mimarlık meslek pratiği kapsamında (Bu kılavuzun “Tanımlar” bölümünde tanımlandığı

şekliyle) hazırlanan ve inşaatla ilgili yerel ve merkezi makamlara verilecek her türlü plan,

şartname ve diğer teknik doküman, bir mimar tarafından damgalanmalıdır. Eğer yasalar

teknik dokümanların damgalanması konusunda bazı istisnalar getiriyorsa, dokümanları resmi

makamlara veren kişiler bu istisnai durumu dokümanların üzerine kaydetmelidir. Bu koşullara

uymayan teknik dokümanlara dayanılarak verilmiş olan hiçbir izin geçerli sayılmayacaktır.

 

 

 
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval